Bir tür yasalar üstü "tecrit ve imha" yöntemiyle mi karşı karşıyayız?
Yapay zeka programlarıyla yönetilen ByLock türevi networklerle yaşam alanlarımızı gasp eden paramiliter çeteler
Vatandaşın etnik kimliğini, inancını, siyasi görüşünü, kadınlık kimliğini ve hatta anneliğini hedef alan itibarsızlaştırma düzeneklerinin kaynağı soruşturulmuyor. Onur ve haysiyeti hedef alan, can ve mal güvenliğini tehlikeye atan saldırılar, yapanların yanına kâr kalıyor. Yıllara uzanan itibarsızlaştırma piyasasında rol alanlar ve bu piyasadan nemalananlar dahil oldukları güç odakları tarafından korunup kollanıyorlar.
Toplumsal barışı tehdit eden paralel devlet yapılanmasının bakiyesi cemaat/hemşerilik/siyasi çıkar ağlarıyla saldırıyorlar
2011-2012 tarihlerinde startı verilen, Ocak 2014'ten sonra nitelikli hale gelen, 2015 Kasım'ında derinliği ve kapsamı artan bir karalama ve iftira kampanyası başlattılar. Birinci dereceden yakınlarımı, kurdukları tezgahlarla benden uzaklaştırdılar. Mahalle aralarında gezen çocuk istismarcısı adi çetelerin konut dokunulmazlığımı ihlal ederek evimde uygunsuz içerikler ürettiklerini Twitter'a servis ettikleri görüntülerden tesadüfen öğrendim. Zan altında bırakmaya programlı itibarsızlaştırma düzeneklerini kuranlar muhtemelen hikâyesi önceden yazılmış bir kumpasla veya şaibeli bir ölümle beni adım karalanmış biçimde gömmeyi planladılar. Eski eşimin 2016'da evlendiği 3.eşi TMSF Yozgat kontenjanından avukat Nagihan Gür Altaylı'nın başını çektiği itibarsızlaştırma düzeneklerinde olası bir nefret suçu/saldırısı neticesinde ölümüm halinde maddi manevi çok daha kazançlı çıkacaklardı. 2020 Haziran'ında evimde uzandığım yerde kaynağı muamma ani bir kimyasal zehirlenme yaşadım. Bugün hâlâ teşhisi ve tedavisi bulunamayan, beni kulak burun boğaz ile diş doktoru arasında pinpon topuna çeviren ve kronik hale gelen sağlık sorunlarıyla mücadele ediyorum.
İTİBARSIZLAŞIRMA SALDIRILARINDA SAĞ VE SOL PARAMİLİTER YAPILANMALARI AYNI ANDA DEVREYE KOYAN "PARALEL DEVLET NETWORKÜ"NÜ KULLANDILAR
Hedefe koydukları kişi ve gruplara yönelik tezgah ve kumpaslarda istihbarat faaliyetleriyle elde ettikleri akrabalık bağları, okul, ikamet ve iş yerleri gibi bağlantısallık şablonlarıyla kurdukları tezgahlarla yetinmiyorlar. Telefonlara ve sosyal medya hesaplarına sızan casus yazılımlarla, anlık/çoklu konum tespitleri yapan yapay zeka programlarıyla ve birbirine eklemlenen cemaat/hemşerilik/siyasi networklerle saliseler içerisinde bulunduğunuz her yere aleyhinizde ürettikleri manipülatif bilgi ve belgeleri servis eden ve bu işi otomasyona bağlayan düzeneklerle saldırıyorlar.
ÖNCESİ DE OLMAKLA BİRLİKTE, OCAK 2014*'TEN BU YANA GİTTİĞİM HER YERDE KARŞIMA ÇIKAN İZAHA MUHTAÇ GERİBİLDİRİMLERİ KAYIT ALTINA ALMAYA BAŞLADIĞIMDA, ÇAĞA UYARLANMIŞ HUKUK DIŞI BİR TÜR " TECRİT VE İMHA" YÖNTEMİYLE KARŞI KARŞIYA OLDUĞUMU ANLADIM: BKNZ. (*Ocak 2014 eski eşim Fatih Kemal Altaylı'nın ayrı eve çıktığı tarihtir)
ÖZETLE; Kurumlar-üstü paralel yapılanmalarda "Birileri" düğmeye bastı ve Bylock'u misliyle aşan networkler üzerinden itibarsızlaştırma saldırısının PİMİ ÇEKİLDİ.
Ortalığa servis ettikleri manipulatif bilgi ve belgelerle, eş zamanlılık ve eşgal benzerlikleri gibi profesyonel dikkat çeldirmelerle yaptıkları itibarsızlaştırma saldırıları bugün hâlâ devam ediyor.
Yıllardan bu yana tekrar eden uygunsuz geri bildirimlerle ve sayısız olayla karşılaştım.
Bunlardan bazılarını örnek olarak sıralamak gerekirse:
- 2014-2015 Kadıköy Dila Otel'de gerçekleşen ODM 1. ve 2. basamak seminerleri / Seminere katılan bir grup psikiyatr/psikolog taifesinin izaha muhtaç hal ve tavırlarıyla karşılaştım. ODM Facebook sayfasından hiçbir açıklama yapılmadan çıkarıldım. Sayfa moderatörü Tülin Dövücü'ye sorduğumda herhangi bir yanıt alamadım. Seminerin yapıldığı Dila Otel'e girişimi kayda alan istihbaratçılarla çalışan trollerin sosyal medyayadaki diyaloglarına tanık oldum. Ucuz casus filmlerinden etkilenen ergenler gibi benim otele giriş çıkışlarımdan, "o..la geçinen bir ajan" olduğuma karar vermişlerdi. Bu istihbaratın Trabzon menşeili olduğunu söylemeliyim. Kürtleri kandıranlar onlardı.
- 2014 / İki günlük Kapadokya gezisinin aslında eski eşimin ve avukat sevgilisinin başlattığı, sosyal medyada eski Bank Asya çalışanı Neslihan Karakaş'ın etkin olduğu kumpaslar dizisinin ilklerinden biri olduğunu öğrendim. Bknz - "Kocanın evden ayrıldığı ilk 4 ay içinde kadının koynuna adam sokmaya çalışmak [hukuki süresine kadar hesaplamışlar] "
- 2015 / Manpower aracı kurum tarafından yönlendirildiğim iş mülakatlarını yapan kurum ve kişilerden izaha muhtaç geribildirimler aldım. Benzer bir durum 2016/17 Öğretmenlik başvurusunu yaptığım Maltepe ilçe Milli Eğitim'de yaşandı.
- 2017'den bugüne - Davalarımın, hukuki süreçlerimin görüldüğü Yargı ve Emniyet birimleri beni zan altına bırakmaya programlı manipulatif bilgi ve belgelerin servis edildiği en tehlikleli adresler arasında yerini aldı. Diğeri hastane, diş klinikleri, sağlık/estetik merkezleriydi.
- 2017 - Beşiktaş /Eski eşimle avukat eşi Nagihan Gür Altaylı'nın başlattığı taktiksel dava ve soruşturmalar üzerine aydınlıkçı çevreden bir arkadaşın referansıyla gittiğim avukat Fatma Canan Kırpaçlar'ın yılgınlık veren yaklaşım tarzı ve izaha muhtaç yargılarıyla karşılaştım. Bu olayı Özgür Üniversite'den referansı veren arkadaşıma aktardığımda durumun abesliğini o da fark etti ve Baroya şikayet etmek gerektiğini söyledi.
- 2016 - Kadıköy/ KPSS kursu / Ulusalcıların ve aydınlıkçıların ayak işlerini gören Kadıköy çevresi, aleyhimdeki manipulasyonları buraya da taşıdılar. Tuhaf sorgulayıcı tiplerin sınıfa girip çıkmaya başlamasından ve sergilenen dengesiz tavırlardan dolayı kursu yarıda bırakmak durumunda kaldım.
- 2015 -2016/ 2017 Kadıköy Halk Eğitim / Her çeşit insanın olduğu bu ortama manipulatif bilgi ve belgeleri servis etmekte hiç zorlanmadıkları ortadaydı. Kurstan ayrılmamın sebebi bu durumdan ziyade kurs akşamlarında babasıyla kalan oğlumun bir akşam evde yalnız bırakıldığını öğrenmemdi. Eve geldiğimde çocuğumu evde apartman görevlimizin oğluna İngilizce çalıştırırken buldum. Ortada benim kontrolümde olmayan bir takım işlerin olduğu çok aşikardı. Bunu sonradan gelişen başka olaylar vesilesiyle anladım.
- 2016 - 2017 Taksim / Özgür Üniversite akşam seminerlerinde katılımcılardan aleyhimdeki süreçlerde kandırılan kişilerin zorbalığına maruz kaldım. Seminer hocalarımızdan Felsefeci Cengiz Gündoğdu'nun bile aleyhimde manipüle edildiğini anlamam uzun sürmedi.
- 2018 - Ziverbey'deki binada kira gelirimi sabote etmeye yönelik Naci Demirbilek'in iftira ve kumpas girişimi bütün apartman sakinlerinin gözü önünde yaşandı. Bu olayın Anadolu 14.Asliye Ceza mahkemesinde görülen bir dava duruşmasında gelir kaynaklarımın sorulmasının hemen akabinde yaşanması manidardır.
- 2018 - Emniyetten soruşturma talebinde bulunduğum şaibeli daireden Fatma Karasu'nun algı yönetimi, olay çıkarma ve kumpas girişimi apartman sakinlerinin şahitliğinde yaşandı. Olaydan kısa süre sonra buradan taşındı. Yerine gelenlerin de paravan kontratlı kişiler olduğu, dairede uygunsuz işlerin görüldüğü, eve giren-çıkanın belli olmadığı kısa sürede anlaşıldı.
- 2017 - Oğlumun gittiği okulların yönetimleri ve rehberlik servisi /Dragos Bahçeşehir Ortaokulu Rehber öğretmenlerinden Özge Gürsoy iletişim çabama geri bildirim vermeyerek beni okul sürecinden ekarte etti. Üstelik o vakitler henüz 12 yaşında olan oğlumla ilgili gerek hukuki gerekse pedagojik açıdan yaşanan hassas sürece dair aramızda geçen görüşmeye rağmen! Okulda bana karşı açılan cephe öyle bir boyuta ulaştı ki oğlumu görmek için gittiğimde okul müdiresi, yardımcısı ve başka bir rehber öğretmen tarafından kriminal bir vakaymışım gibi toplantı odasına çekildim. Aleyhimdeki manipülasyonların geri dönüşleriyle Dragos Uğur Lisesi'nde de karşılaştım. Oğlumla iletişim kanallarımı bloke eden süreçler oğlumu anne veya babanın gözetiminden uzaklaştırmaya programlı tezgahların birer parçasıydı.
Emniyet, Yargı ve Eğitim kurumlarındaki kamu görevlilerinin çocuk istismarcısı adi çetelerin tezgah ve tuzaklarına karşı oğlumu korumamın önüne geçmesi meselenin ciddiyetini göstermektedir. Lise döneminde akran ve siber zorbalıklarına öğretmen zorbalığının da eklendiğini, bunu oğluma kırk yılın başında ulaşabildiğimde onun aktarımlarından biliyorum. Yıl boyunca uğramadığı liseden mezun edildiğini buraya not düşmeliyim. Telafi sınavlarında yanıtların ekrana yansıtıldığını ve oğlumun bundan hicap duyduğunu da biliyorum. Çocuğuma iyilik görünümünde yapılan örgütlü kötülüğün önüne geçemedim.
- 2013-2014 ve sonrası - Rehber öğretmen olan ablamın da çalıştığı Erenköy Kız Lisesi Sanat Tarihi Öğretmeni Ebru Kan. Hem ikamet ettiğim yerde hem de bulunduğu başka ortamlarda aleyhimdeki yalan ve iftiraları ortalığa servis eden isimlerden biriydi. İkamet ettiğim yerde cemaat/hemşerilik çıkar ağlarına hizmet eden bir diğer isim Trabzonlu Hülya'ydı.
- 2016 - İtibarsızlaştırmanın yoğun bir saldırıya dönüştüğü 2016 yılında bir anda karşıma çıkan, uygunsuz imalarda bulunduğu bir-iki telefon görüşmesinden sonra iletişimi kestiğim, Lise'den ve mahalleden arkadaşım, Emniyet Teşkilatından emekli Türkan. Türkan'ın çocukluğumun geçtiği mahalleden ve Emniyet teşkilatından bağlantıları üzerinden aleyhimdeki süreçlerde rol aldığını biliyorum.
- Geçmişe yönelik istihbaratlarla akrabalık, ikamet edilen yerler, mezun olunan okullar, çalıştığımız iş yerleri vs üzerinden sosyal ilişki şablonumuzu çıkaran siber kurgu masları kırk yıldır görmediğim ilkokul arkadaşlarımdan, otuz yıl evvelki erkek arkadaşıma varana kadar kimseyi atlamamışlar. Yıllardan sonra telefon eden (2014) ve birilerinin telkin ve yönlendirmesinin olduğunu düşündüğüm eski erkek arkadaşım Alaaddin mesela. Kurgu ve hikayeleri dizayn edenlerin kişisel/yerel magazinel vukuatları atlamadıklarını da Sivaslılar networkünden biliyorum (hasetinden ve ahlaksızlığından dolayı zarar veren haşerat karakterli insanlardan Serap Güzelcan/Didim). Hemşerilik networklerinin cemaatleri hiç aratmayan yöntemlerle aleyhimizdeki süreçlerde kullanıldığına dair onlarca somut kanıt ve bağlantı mevcut.
- 2016 - Liseden sevdiğim bir arkadaşımla, Yıldız'la birlikte ve daha sonra bir kez de tek gittiğim Koşuyolu Medipol'deki kadın jinekoloğun rahatsız edici tavırlarıyla karşılaştım. Benzer bir olayı 2021'de Maltepe Cami'nin altındaki diş polikliniğinde yaşadım. Dezenformasyonda sağlık çalışanlarının networkünün kullanıldığına dair başka somut olaylar da var. Gittiğim her yere aleyhimdeki manipülatif bilgi ve belgenin servis edildiği en tehlikeli yerler takdir edersiniz ki sağlık merkezleridir. Teşhis ve tedavisi kolay ve mümkün olan ancak bu yapılmadığı için yıllardır kronik hale gelen sağlık sorunlarıyla mücadele ediyorum.
- 2019 - Kartal Kentplus Site Güvenliğinden soyadını vermeyen Yusuf adındaki güvenlik amiri yardımcısı. 19 Ağustos 2019 günü gelişen bir olay - İleri psikolojik tekniklerle çocukları kumanda eden istismarcı çeteye dahil biri değilse benim çocuğuma kefil olacak cesareti nereden bulduğunu öğrenmek isterim! [Bu şahsın kayda aldığım tartışmanın son kısmındaki ifadeleri izaha muhtaçtır] Çocuklara yönelik organize suçları araştıran, internetteki dark web'lerden haberdar bir sosyolog ve evladının sağlığı ve güvenliği için mücadele eden bir anne olarak bu ve benzeri kişilerin cüretkarlığının sorgulanması gerektiğini düşünüyorum. Oğlumun babası ve avukat eşi Nagihan Gür Altaylı'nın 6284 sayılı kanunu defalarca suiistimal ederek açtıkları hakaret gerekçeli dava ve soruşturmalarda oğlumun da yaşadığı ve 100 m yaklaştığımda tutuklanmam için her tür oyun ve tezgah kuruldu. Güvenlik firması da onlara çalıştı.
- 2020 - Maltepe İlçe Nüfus Müdürü ve bir personeli. Yeni kimlik kartı işlemlerim esnasında uygunsuz ve tutarsız tavırlara birden fazla kez maruz kaldım. Son olayda tutanak tutulmasını istedim ve durumu aynı binada bulunan Kaymakamlığa bir dilekçeyle bildirdim.
2022 - Oğlumun sağlığı ve güvenliğine ilişkin endişelerim üzerine 2019 Şubat'ında soluğu Anadolu Cumhuriyet Savcılığında aldım*. Ne var ki arka arkaya işlevsizleştirilen soruşturma taleplerime bakan savcılardan birinin blog yazımı gerekçe göstererek açtığı davada, duruşmadan iki gün önce yazılı savunmamı mahkemeye iletmeme rağmen "KAÇAKLAR VE ARANANLAR LİSTESİNDE" olduğum gerekçesiyle iki polis tarafından evimden alınarak polis merkezine götürüldüm.
(*) 2019 - Oğlumun siber ve akran zorbalıklarına maruz kalıp kalmadığının araştırılması için bilgisayar ve te telefon hattının incelenmesi, yaşadığı evdeki yetişkinlerin soruşturulması yönündeki savcılık başvurumun akıbetini öğrenmek için Maltepe Emniyetinden yönlendirildiğim Maltepe Gülsuyu Polis Merkezi yetkilisinin yaklaşım tarzı ilginçti. Bariz bir ciddiyetsizlik hali vardı.
[Talep ettiğim savcılık soruşturmaları layıkıyla yapılmadan kapandı. İlk talebime (2019/31360) gelen kyok'a itirazım kabul edilmedi. Madde madde somut kaygılarımı gerek sözlü gerek yazılı olarak aktardığım 2019/34800 no'lu ikinci savcılık soruşturması da ilki gibi işlevsiz hale getirildi. - İlk soruşturmayı yapan savcı Seyit Ahmet Doğru tarafından buradaki Blog yazımın gerekçe gösterildiği, aleyhimde açılmış bir dava var. Sonradan birleştirilmiş soruşturmalar neticesinde Blogger yazılarıma açılmış 5. davadır. - Bknz -"Hak arayanı yargı eliyle kriminalize etmek bir devlet geleneği olmamalı". ]
GERÇEK LİSTE BUNDAN ÇOK DAHA AYRINTILI VE UZUN...
NOT: Yıllardır maruz kaldığım nefret suçlarına davetiye çıkaran itibarsızlaştırma saldırılarının doxxing'i misliyle aşan, manipulatif bilgi ve belgenin otomasyona bağlandığı oldukça tehlikeli bir saldırı yöntemi olduğunu biliyorum. Bana sürekli olarak yeni hasımlar üreten nitelikli iftira düzeneklerinden hasbel kader hayatta olduğumu söyleyebilirim. Saldırıların ülke sınırlarının ötesinde uluslararası boyutta olduğunu eklemem lazım. ANLIK/ÇOKLU konum tespitlerini saniyeler içerisinde manipülasyon düzeneğine çeviren düzeneklerin ulus-aşırı boyutta olduğunu ilk olarak 27 Nisan 2019'da Londra'dan gelen abimin yanına gittiğim ve her ulustan insanın olduğu Antalya'daki tatil kompleksinde somut örneklerle gördüm. Bu işi yapay zekaya ve algoritmaların yönlendirmesine devrederek otomatik pilota bağladıklarını, telefonlara ve internet hatlarına dışarıdan müdahalelerle yapılan tüm bu saldırıları arzu ettikleri neticeyi alana kadar bitirmeyeceklerini anladım. Ben tam da bu nedenle, yani saldırıların dizayn edildiği siber kumanda masalarıyla bireysel olarak mücadele etmenin neredeyse imkansız olduğu gerçeğinden hareketle, toplumda bir farkındalığın oluşması için maruz kaldığım süreçleri somut verilerle kamuya açık yazılarımla herkesle paylaşıyorum. Ancak sizler de takdir edersiniz ki ulus-aşırı siber çetelerin yerellerdeki ve kurumlardaki işbirlikçilerinin önüme koyduğu engelleri aşamıyorum. Mahalle aralarına yerleştirerek nitelikli iftira, tehdit ve şantaj süreçlerinde kullandıkları internet fuhuşu/fuhuş/porno çetelerinin emniyet-yargı gibi kurumlarla ve toplum tabanındaki cemaat/hemşerilik/siyasi parti networkleriyle bağlantısı korunduğu müddetçe bu engeli aşabilmem pek de mümkün görünmüyor.
Bir el nitelikli iftiranın delil ve eserlerini üretiyor, bir el yargı yoluyla yılgınlığa uğratmak için düğmeye basıyor, başka bir el dava ve soruşturmaları birbirine eklemlenen cemaat/hemşerilik/siyasi çıkar ağlarına çalışan kişi ve adreslere yönlendirerek iftiraların delil ve eserlerine ulaşmış gibi yapıyor ve mahkemeleri arkadan dolanarak yargı sürelerine yön veriyor. İftiraları resmi kayıtlara yansıtmamak için azami ölçüde bir dikkat var. Zira iftiraların resmi yollardan dosyalara yansıtılması halinde savunmanın (burada savunma ben oluyorum) iftiraları kolayca çürüteceğini herkesten önce kendileri biliyor. Tek bir yerde fire verdiler. Onu da üzerini Anadolu 19.Aile Mahkemesi'nin marifetiyle örtmek için kırk takla attılar.
Tezgahı sağlam yere kurmuşlar !
