Devlet devlet değil ki...
İki kelimeyi bir araya getiremeyen adamlar burnumuzun dibinde tezgah kurmuş, ahlaksız işler yapmış, devlet de yıllarca izlemiş bunları. İnsan sıfatında bile görmediğimiz adamlar ırkçılık/milliyetçilik ayağına arkamızdan iş çevirecek cesareti devletin kendilerini görmezden gelmesinden buluyor. Bütün bu kepazeliklere Kürt, Alevi, sosyalist bir kadın olduğum için mi ya da birilerinin diş bilediği ODTÜ mezunu olduğum için mi yıllardır göz yumuluyor? Ya Devlet olarak vatandaşına karşı yükümlülüklerini yerine getirirsin ya da beni rahat bırakırsın ben daha güzelini, edeplisini kurarım kendime. Adamlar "Vatan Savunması" "Para-militer Dijital Güç" görünümlü fuhuş çetesi kurmuşlar mahallelerde, çoluk çocuklarımıza kadar musallat olan sapkın bir tarikat gibiler. Daha kaç yıl peşimize taktığınız iti kopuğuyla uğraşacağız?.. Neyse, dünyanın derdi bitmez. Ben en iyisi dünden beri canımın çektiği ıspanaklı yumurtamı pişirip fıstık gibi bir İstanbul bahar havasında Pazar kahvaltı...