Makedonya Kralı II.Filip'in ahlak bozma ve rüşvet siyasetinden feyz alıyorlar
Hakim ulusa ve mezhebe mensup oldukları için etraftan kimin ne kadar kabul edilmeyen eylem ve söylemi varsa bunları sistematik biçimde benim haneme yazdılar. Somut birçok olay var**. Zaman içerisinde profesyonel dikkat çeldirmelerle yetinmeyip bu işleri sektöre çeviren siber kumanda masalarını ve yerellerdeki işbirlikçi adi çeteleri devreye koydular.
Rüşvetle ve şantajla adam satın alan II.Filip'e kızmayacaksınız; doğruyu bilip yanlışa koşana, yaptığı yanlışın ortaya çıkmayacağını zannedip gemi azıya alana kızacaksınız.
Sağ faşizmi zaten biliyorduk, buna paramiliter sol gerçeğini eklemekte geç kaldık.
Türk solu birçok siyasi oluşumda olduğu gibi sistemin yedeğine düşüp paramiliterleşirken, gençlerimiz uyuşturucu/fuhuş/internette dönen yolsuzluk batağından çıkamıyor. Ulusolcu ünlü avukatlar derin devlete çalışan suikastçıların avukatlığını yapıyor. Baro başkanlığı yapmış figürler ultra zenginlerin sapkın çocuklarının suçlarını aklamak için savunmada yerini alıyor. Goşistlerin en "devrimci" eylemleri, VIP fetö'cüleri ve daha başka suçluları hatırı sayılır ücretler karşılığında yurt dışına çıkarmak oluyor.
Kazan/kazan formülüyle yolunu bulan sağlı sollu bir avuç azınlık
Sistemi kendilerine yontan kemikleşmiş güç odakları taş atıp da kollarını yormuyorlar. Ağaç yaşken eğilir düsturundan hareketle yoksul halk çocuklarını siber çetelerin de eklendiği devasa suç mahallerinde harcayarak yollarını buluyorlar. Gençlerimizi narko/mafya yapılanmalarının ve ayrıcalıklı konumlarıyla ülkenin yağından balından nemalanan ikiyüzlü zümrelerin gazabından korumak mümkün olmuyor.
Bu ülkede "velayeti fahişeden bile zor alırlar" mış
Meğer bunlar türlü alicengiz oyunlarıyla, etraftan satın aldıkları kişi ve adreslerin kullanıldığı nitelikli iftira düzenekleriyle beni fahişeliğin bile altındaki bir seviyede göstermişler yıllarca. Kurumsal gücü elinde tutan apoletli vesayetçiler bir taraftan, biti sonradan kanlanan cübbeli vesayetçilerle cemaat/hemşerilik çıkar ağları diğer taraftan, zihin haritalarında yer etmiş ne kadar aşağılık yalan ve iftira varsa aleyhimizdeki nitelikli iftira düzeneklerinde kullanmayı marifet bilmişler.
Dikkat çeldirme mi otomasyon hatası m?
Yıllardır devam eden profesyonel dikkat çeldirme düzeneklerinde sosyal ve fiziki çevremde toplumun hoş karşılamayacağı ne kadar seviyesiz hal ve davranış varsa bunları benimle ilişkilendiriyorlar. Eylemlerin asıl sahiplerinin Türk etnisitesinden veya Sünni mezhebinden olması manidardır. Bu işleri sektöre çeviren sağ ve sol paramiliter çeteler çapraz espiyonaj faaliyetlerinde itibarsızlaştırma piyasasına çalışıyorlar. Türk ve Sünni aidiyetlerine sahip Alevilerin ve Kürtlerin gruplar arasındaki geçişgenliğini işlevsel biçimde kullanıyorlar. Ses ve görüntü algoritmamız dahil kişisel verilerimizle kurdukları tezgahlarda bizleri her tür saldırıya açık hale getiriyorlar. Müşterilerinin* talepleri doğrultusunda dizayn ettikleri nitelikli iftira düzeneklerinde gerçek hayatta eşgal benzerliklerini, sosyal medyada foto/video montajlarını kullanarak insanların algılarıyla oynuyorlar. Dijital hilelerle yetinmeyip dava soruşturmalarını bu çetelere çalışan kişi ve adreslere yönlendiriyorlar. Resmi dosyaya yansıtacakları her bir iftiranın çürütüleceğini herkesten önce kendileri bildikleri için yargı süreçlerini kurumlardaki networklerini kullanarak resmi olmayan kanallardan manipule ediyorlar. Tek bir yerde fire verdiler. Onun da üzerini kapatarak mahkemenin iftiracı çetelere ev sahipliği yapmasına sebep oldular.
Tek yaşayan, geleni gideni olmayan biri olduğum için beni kolay hedef gördüler
On küsür yıldır tekrar eden kurumsal destekli saldırı düzeneklerinde konut dokunulmazlığım ve can güvenliğim başta olmak üzere en temel anayasal haklarımın yok sayıldığı kanıtlarıyla ortaya çıktı. Ağır hak ihlallerinde rolü olan kamu görevlilerinin ve birlikte hareket ettikleri kişi ve adreslerin olduğu muhakkak!
Nitelikli iftiraların delil ve eserlerini üretenlerle onlara ulaşmış gibi yapanlar aynı güç odaklarıdır
İnsan onur ve haysiyetini psikolojik savaş malzemesi yapan, uygunsuz içerik üretimini otomasyona bağlayarak bizleri sürekli olarak zan altında bırakan, dijital hilelere karşı en kırılgan kesim olan çocuklarımızı ve yaşlılarımızı kolayca kandırıp dize getiren, çoluk çocuğumuza kadar hallenen, bu kadarı yetmezmiş gibi o leş dillerini mezardaki babama kadar uzatan namert bir düşmanlık sergilediler.
Eğer resmi kurumlar da hakim ulus kimliğinden nemalanan saf çıkarcı "sıradan" insanlar gibi davranıp hukuki uygulamalarda Alevilere ve Kürtlere "Boşuna doğru ve iyi insan olmak için çabalamayın" mesajını veriyorsa, husumeti çıkaran kurum devletin ta kendisidir. Ve şu bilinmelidir ki devletin imkanlarıyla en pespaye insanları dahi Türk veya Sünni kimliklerine halel gelmemesi için etnik ve mezhepsel ayrıcalıklarla bizlerden üstün tutan tekçilik anlayışı sahibine de huzur vermeyecektir.
(*) Türk Tipi Nomenklatura / TMSF avukatı Nagihan Gür Altaylı
(**) Evli adamlarla gizli kapaklı ilişki yaşayan, ancak bu durumu gizlice benim üzerime yıkmaya çalışanların olduğunu biliyorum. Eşlerini aldatan ve şantaja maruz kalarak aleyhimde hareket edenlerin olduğunu da biliyorum. Yıllara uzanan iftiralar bunlarla sınırlı kalsa, iyiydi! Ağır iftiralarla itibar suikastının başlatıldığı 2013-2014 yıllarından bu yana başkalarının uygunsuz eylemlerini profesyonel dikkat çeldirmelerle benim haneme yazan ve bu işi otomasyona bağlayan sağ ve sol paramiliter siber kumanda masalarının hedefine girdim. Kendi uygunsuz eylemlerini kurumlardaki uzantılar eliyle benim gibi ötekileştirilen sol görüşlü Alevi Kürt bir yurttaşın üzerine yıkılmasından maddi manevi nemalan kişi ve adresler ise yıllara uzanan yalan ve iftira düzeneklerine canı gönülden razı oldular. Dahil oldukları güç odakları tarafından korundukları için insana ve topluma telafisi güç zararlara yol açan çeteleşmelerin önü bugün hâlâ alınamıyor. Birkaç somut örnekle açıklamak gerekirse: Evliyken internette tanıştığı adamlarla aşk yaşayan, millete alış-veriş yaptıran, randevulaşıp farklı farklı adamlarla ilişkiye giren o TMSF çalışanının eşi ben değilim mesela. Ya da 2013'te evliyken gittiği Okan Üniversitesi Satış Pazarlama Bölümündeki Malatyalı hocasına aşkını ilan eden kadın da ben değlim. Kocasını, çocuğunu hırpalayan agressif manyak hiç değilim. Çevremdeki olayların çaktırılmadan benim üzerime yıkıldığı başka örnekler de var. Emniyet İstihbarattan birileriyle gizli kapaklı ilişki yaşayan, psiko-siber tezgah ve oyunlarla zengin sevgili avına çıkan o kadınlardan hiç değilim mesela. Onların kimliği ve adresi evlerini başka yere taşısalar da bellidir. Başka bir örnek; evlilik vaadine kanarak cemaatçi sevgilisinin peşine takılıp Oslo'dan gelen, 2014-2016 boyunca bu cemaatçi ve ırkçı sevgilisinin Erenköy'deki bir ofiste mahrem hallerdeyken gizli çekim yaptığı, elde ettiği görüntülerin Karslı kabzımallar ve pazarcılar başta olmak üzere ortalığa servis edildiği, amcasının kızının marifetiyle de Oslo'da yaşayan abilerinin gazabından kendisini kurtarmak için bu rezilliklerinin benim üzerime yıkıldığı Kars Selimli kadın (ters kowboy) ben değilim. Liste uzun..! Apartmanlardaki paravan kontratlı daireleri randevu evine çeviren, ürettikleri içeriklerle benim gibi kendi halinde doğru düzgün yaşayan insanları zan altında bırakan kişi ve adreslerin Emniyetteki bağlantıları hâlâ gün ışığına çıkarılmayı bekliyor.
