Devletin imkanlarıyla ortak değerleri alaşağı eden çıkar ağları ve sosyal hayattaki izdüşümleri

ÜLKEDE YEŞEREN YENİ TİP NOMENKLATURANIN ÇALIŞMA YÖNTEMİNE  MARUZ KALDIĞIMIZ KEPAZE SALDIRILAR VESİLESİYLE VAKIF OLDUK

Hatalı varsayımlarla kurdukları tezgahların tuzla buz olması yerine, meselenin çözümünü yalan ve iftiraların dozunu her defasında daha da artırmakta buldular. Bilinçaltlarına hakim olan ne kadar sapkın eğilim varsa kurumsal arka planı da olan nitelikli iftira düzeneklerinde kullandılar. 

TMSF personeli Fatih Kemal Altaylı belli ki "BİRİLERİNE" lazımdı. Meseleden maddi manevi maksimum kârla çıkmanın hesabını yapan üçüncü şahıslar - ki bunların başında TMSF avukatı Nagihan Gür Altaylı geliyor - kurdukları oyun ve tezgahlar tutmayınca, profesyonel dikkat çeldirmelerden ve nitelikli iftiralardan medet umdular.

2011'de başlattıkları kurumsal destekli saldırı düzenekleriyle evliliği yıkmak, işlerine yarayan parçayı kendilerine ayırıp iç güveysi yaptıktan sonra beni itibarsızlaştırıp tamamen ekarte etmek için kurmadıkları tezgah kalmadı :Bknz. Kumpaslarını çocuk istismarlarıyla sürdürdüler. Yozgatlı Gürler evlerindeki yatılı hizmetçilerini dahi sapkın düzeneklerde kullanmaktan geri durmadılar. Bu insanlar cemaat/hemşerilik/siyasi çıkar ağlarının kurumlara çökerek inşa ettikleri gasp ekonomisinin ürünü insan modelleridir.

Meselenin en ilginç yanı; radikal sol örgütlerle eski iktidar ortağı cemaat yapılanmasının ve ulusalcı kesimlerin kirli düzeneklerdeki sinerjisidir: Sağ ve sol paramilitarizmin sinerjisi!

Beni ve ailemi hedef alan tezgah ve kumpasların baş aktörlerinden TMSF Yozgat kontenjanından avukat Nagihan Gür Altaylı, şahsi menfaatleri doğrultusunda hem cemaat/hemşerilik networkünü hem de ulusalcı/sosyal demokrat çevresini eş zamanlı olarak kullanarak işini garantiye aldı. Meselenin Paralel Devlet Yapılanmasına çalışan çıkar gruplarıyla da yakından bağlantısı var. English Home'cu eski Bank Asya çalışanı Nagihan Karakaş birbirinden farklı çevrelerin sosyal medya gruplarında aleyhimizdeki kara propagandayı yöneten bir diğer isimdir.

İtibarsızlaştırma saldırılarında arzu ettikleri istihbarat Mayıs 2011'de Kıbrıs'tan geldi. Ne var ki istihbarat yanlıştı. Saldırıyı düzenleyenler sağcı taşeron çetelerle yetinmeyip sol ve Alevi çevrelerde görünen kiralık elemanları da (Hevrin vb) olaya dahil etmişlerdi*.  Aynı filmi benzer istihbarat hatalarıyla bir kez daha 2013 Kasım'ında ve yine Kıbrıs'ta vizyona koydular. Bu defa işin sağlamasını alarak dört koldan hareket ettikleri anlaşılıyordu. O tarihlerden itibaren istedikleri algı zemini kurduklarını düşünüp otomasyona bağladıkları manipülatif bilgi ve belgelerle gittiğim her yerde beni hedef haline getirdiler. Öyle ki Sağlık Bakanlığı gibi devlet kurumlarının Bylock'u hiç aratmayan personel networklerini kara propagandalarda kullanmaktan geri durmadılar. Hedefe koydukları herkese yaptıkları gibi beni de olası nefret saldırılarına açık hale getirerek ekarte etmek istediler. 

(*) Devlette köşeleri kapmış sağlı sollu güç odaklarının toplumun en temel ortak değerlerini ayaklar altına alma pahasına kendi statükolarının derdine düşmüş olması ve kirli ayak işlerinde benim kendi milletimden gençleri yasa ve ahlak dışı düzeneklerde yine bizlere karşı kullanıyor olmaları başka bir yazını konusudur. Sinsice, namertçe, kaçak dövüşen bir düşmanlık örneği sergiliyorlar.

Not: Eğri oturup doğru konuşalım ki herkes birbirini net olarak anlayabilsin:  Evli biriyle ilişkiye girmek ve eşleri aldatmak hukuken ve ahlaken yanlıştır. Bknz - Emsal mahkeme kararı (Karı-koca buna razıysa bize laf düşmez. Mezhebi geniş der geçeriz). Yavuz Hırsızların kurduğu tezgah ve oyunlar bitmek bilmiyor. 




Bu blogdaki popüler yayınlar

Son 5-6 yıldır elimi attığım her işin altından istisnasız çok kötü kokular geliyor

Çocuk istismarcısı para-militer yapılanmaların etki gücü

Devletin en kilit kurumlarında Cemaat/hemşerilik/siyasi çıkar grupları