Bir çocuk tarikata neden girer?

Hemen her şeyde olduğu gibi psikoloji biliminde de yöntem ve bulgular kötü niyetli insanların eline geçtiğinde, pusulasını kaybetmiş topluma ekilen kokuşmuş nüveler dal vermeye başlar. Çünkü saldıranlar bilir ki çocuklar insanların, toplumların, devletlerin canevidir. 

Devşirme kültürü bir psikolojik savaş tekniğidir. Özünü korumakla birlikte daha modern dünyada sofistike yollarla sürdürülen köleleştirme şeklidir. Bunu günümüzde kültürel yozlaşmayla yarattıkları jenerasyonlar arasındaki uçurumla başarıyorlar. İnterneti kullanarak "sanal hipnoz" alanına çektikleri çocukların körpe zihinlerini iğdiş ediyorlar.

En fazla sizden görünenler, kimi zaman en öteki olanlardır.

Bir çocuğa, bir gence yapılabilecek EN BÜYÜK KÖTÜLÜK onun sevgisiz bir ailede, anlayışsız ve güvenilmez bir toplumda büyüdüğü algısını yaratmaktır. Kendini değersiz hisseden, güvende olmadığını düşünen her varlık, ona zarar vermek isteyenlerle onu gerçekten sevenleri ayırt etmekte zorlanır. Bunu bilinçli olarak yaratanlar, algılarıyla oynadıkları ve kumanda ettikleri çocuk ve gençlerin iradesini kıracak farklı tekniklere baş vurur. Bu işlerin sistematik olarak yürütüldüğü, toplumların altını oymaktan başka hedefi olmayan odaklar vardır.

Çocuklarını, birbirinden ayıt etmeden korumayı ilke edinmeyen toplumlar, kaybetmeyi baştan göze almıştır. Ortaya çıkacak hasardan herkes etkilenir. Zira toplumlar arası geçişgenlik her zaman vardır, var olmaya da devam edecektir.  

Toplumda yaratılan habisler bir gün gelir metastaz yapar. İşte o zaman kimsenin çocuğunun güvende olması mümkün değildir. Bununla baş edebilmenin ilk adımı hukuken olduğu gibi 18 yaşın altındaki herkesin çocuk olduğunu idrak etmek; devlet olarak da toplum olarak da bütün çocukları HİÇBİR AYRIM GÖZETMEDEN koruyan ve kucaklayan yaklaşımı geliştirmek ve bu idraki hukuki boyutuyla birlikte toplum geneline yaymaktır.

Kendi dar çıkarlarına odaklı yaşayan insanlar sadece kazançlarını düşünürler. Sebep oldukları tahribatı umursamazlar. Ancak bu böyle gitmez. Toplumdaki habisi besleyen çıkarcı, bencil kişilerin belli mevkilerde palazlandığı bu çürümüş sistemin durdurulması gerekir.

Kötülük, insan müsveddeleri vasıtasıyla genişleyip büyürken, bizler elimiz kolumuz bağlı oturamayız. Kişi ya da örgütlü çete olmaları fark etmez. Ebatlarından bağımsız olarak herkes yaptıklarının hesabını verir. 

Benim çocuğuma, öncesi de olmakla birlikte, 2016'dan itibaren bilmediğim kanallardan ve babanın yeni eşi Nagihan Gür Altaylı adlı şahıs tarafından empoze edilen değersizlik duygusu tam da budur.  Çocuğa 11 yaşından itibaren annesinin onu sevmediğini, onu istemeden dünyaya getirdiğini, annesinin "orospulukla geçinen bir pedofili" olduğunu söyleyenler, bunu ona inandırmak ve annesini onun gözünde (ve elbette binlerce hesabın olduğu troll ağlarında) değersizleştirmek için el birliğiyle ve hatta Aile Mahkemelerine kadar sızarak kurumların da desteğiyle yapanlar eninde sonunda hesap verir. 

Bu toplumun her şeye rağmen kendisini ayakta tutan ortak değerleri ve güçlü bir sağduyusu vardır.

Kötülüğün ve ahlaksızlığın örgütlü ve sofistike hali de olsalar, yapılanlar kimsenin yanına kar kalmaz. Çocuğumun Nagihan Gür ve Fatih Kemal Altaylı çiftinin gözetimindeyken maruz kaldığı psikolojik şiddetin kaynağıyla ilgili başlattığım savcılık soruşturmalarının ve yargısal süreçlerin önünü tıkayan Emniyet ve Adli birimler eninde sonunda açığa çıkartılır. 

İnternet teknolojilerini kullanarak sanal telkin ağlarıyla çocukların zihinlerini iğdiş edenler KİM?

Bu blogdaki popüler yayınlar

Son 5-6 yıldır elimi attığım her işin altından istisnasız çok kötü kokular geliyor

Çocuk istismarcısı para-militer yapılanmaların etki gücü

Devletin en kilit kurumlarında Cemaat/hemşerilik/siyasi çıkar grupları