Kayıtlar

TMSF Yozgat Kontenjanından Avukat Nagihan Gür Altaylı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Türk Tipi Nomenklatura

Resim
Devlete ve büyük sermaye gruplarına hâkim cemaatlerin liyakat karnesi, onlarca yıl ülkenin yağından balından ayrıcalıklı konumlarıyla faydalanan seküler statükocularınkinden geri kalmadı. Holdingleşen Sünni İslam çizgisindeki dini cemaatler Yargıda, Emniyette, İstihbaratta devlet kadrolarına yerleşerek kendi çıkar gruplarını inşa etti. Her iki kesim de modern rasyonel devlet yapısında olmaması gereken gericiliğin bayrak yarışını yaptı. Bu pay kapma mücadelesinin mutlak kaybedeni ise tekçi devlet faşizminin ötelediği kesimler oldu.  Yozlaşma devletin kilit kurumlarda başlarsa Önemli bir kurumda yöneticilerin kendi kadrolarını kurması, çalışma prensipleri açısından normal karşılanabilir. Ancak o kadarla kalınmadığını bütün ülke biliyor. Liyakatin ortadan kalktığı, belli zümrelerin devletin imkanlarıyla haksız yollardan kazanç elde ettiği cemaatleşmenin sebep olduğu tahribat 15 Temmuz darbe kalkışmasıyla herkesin gözleri önüne serildi. Darbe bastırılsa da en kilit kurumlara çök...

Çocuk istismarcısı üçüncü şahısların ve organize çetelerin güdümündeki yargı birimleri

Resim
TMSF Yozgat kontenjanından avukat  Nagihan Gür Altaylı' nın psikolojik istismarını engellemek için oğlum Cem lehine altı aylık tedbir kararı:   İstanbul Anadolu 9. Aile Mahkemesi Esas No: 2017/102 - Karar No: 2017/104. Hiç tanımadığım insanların hakları için mücadele eden biri olarak bana ve evladıma yönelik tezgah ve kumpasalara sessiz kalmak olmazdı. Kazıdıkça ortaya ardı ardına sıralanan zincirleme hak ihlalleri çıktı.  Kurumlardaki paralel yapılanmanın gücü ikamet ettiğim binaya kadar uzanıyor. Sosyal ve fiziki çevremden satın alınmış kişilerle itibarsızlaştırma düzenekleri kurdular. Bana ve dolayısıyla evladıma zarar verenlerle, telafisi imkansız yıllarımıza sebep olanlarla elbette görülecek hesabım var. Oğlum lehine hakkında altı ay uzaklaştırma kararı verilen babasının eşi, TMSF Yozgat kontenjanından avukat Nagihan Gür Altaylı ile oğlumun altı aydan sonraki ilk teması bütün filmi başa sarmaya yetmişti.  Hafta sonları babasının evine gitmeye başlayan oğlu...

Nereden nereye... Her şeyi ters-yüz eden yavuz hırsızlarla savaşıyoruz...

Resim
HERKES HER ŞEYİ KONUŞUR. HAKİKAT İSE YAŞANMIŞ OLANDIR. 2001 yılında evlendiğimizde Kemal bankacılıkta yaşanan krizin kriz-zedelerinden işsiz biriydi. Şişli'de kapıları bile olmayan eşyasız bir evde yaşıyordu. Kenarda kıyıda parası yoktu. Mütevazı bir nikahla evlendik. Ev kirası 100 tl daha uygun diye Anadolu yakasına geçtik. Evi tuttuğumuz gün, üzerimizdeki tişörtleri ters çevirip duvarları kendimiz boyadık. Kemal b ir yıl işsiz oturdu evde. Gelecekten ümidini yitirmek üzereydi ki BDDK'dan bir kadro çıktı. Ben o sıralar Reuters borsa muhabiriydim. Evimizi, eşyamızı yavaş yavaş aldık.  Ben 2004 yılına kadar çalışıyordum. 2005 yılında oğlumuz dünyaya geldi. Sonrasında ev idaresini ben üstlendim, Kemal çalıştı. İş arayışlarım olsa da hemen bir işe girmek yerine oğlum Cem'in bakımını üstlenmekten memnundum. Bakıcı parası, işe gidip gelme benzin masrafı çalışmaya değmiyordu. Sigortamı dışarıdan ödüyorduk. Ekonomik açıdan s avurganlığa kaçmıyorduk. Tek maaşa rağmen g enç yaşımızd...