Okullarda artık yoklama yapılmıyor mu?
Benim zamanımda - ki nereden baksanız otuz yıl var- lise son sınıfa kadar sıkı bir yoklama sistemi vardı. Yine olmalı. Çünkü gençlerin ayağını kaydıracak, akıllarını çeldirecek en zayıf oldukları çağda onların gözetiminden sorumlu kurumlardan biri de okuldur, okul yönetimidir.
Dört yıldır babasında kalan oğlumla kırk yılın başında iletişim kurabildiğim zamanlarda bile okula devamsızlığının çok fazla olduğunu öğreniyorum. Tek tük okulu kırmaktan bahsetmiyorum. Olağandışı bir devamsızlık sorunu var. Bu sene daha okulun ilk haftasında başladı devamsızlıklar.
"ÖZEL OKUL OLDUĞUNDAN DEVAMSIZLIK SORUN OLMUYOR"
Oğluma okula devamsızlığın her anlamda sorun olduğunu söylediğimde kendisinden "Özel okul olduğundan sorun olmuyor" yanıtını alıyorum. Hatta sınav haftasında iki gün okula gitmedi ve girmesi gereken altı sınava girmedi. Uyanamadığı için gitmiyor. Yani mazereti de yok. Dün gitmemişti. Baktım bugün de gitmemiş. Sorduğumda inkâr etmiyor. Bu kadar devamsızlık idare edilebilecek bir durum değil. Bende kaldığında böyle bir sorunumuz yok. Sorumluluk duygusu olmayan bir çocuk da değil. Ancak kimse ses çıkarmayınca belli ki rahat davranıyor. Okuldan bana devamsızlıkla ilgili herhangi bir mesaj ya da bildirim gelmiyor. Babasına gidiyor mu ondan da emin değilim. Ortada tuhaf bir durum söz konusu.
Okulların resmi olarak açılmasından önceki hafta Rehber Öğretmen Çilem Hanım ile devamsızlık konusunu görüşmüştüm. İletişim bilgilerimi almış ve devamsızlık halinde annesi olarak bana da bilgi verileceğini söylemişti. Bu koordinasyonun kurulması çocuk lehinedir. Ne var ki hiçbir devamsızlıkta benimle iletişim kurulmadı. İkinci defa okulu aradığımda Rehber Öğretmene ulaşamadım. Geri dönüş olacağı söylendi ancak olmadı.
Oysa özellikle boşanmış anne babaların çocuklarına yönelik anne-baba iletişimsizliğini kullanabilecek art niyetli odakların, gençleri hedef alan çeteleşmelerin olduğunu ben bizzat sosyolog olarak akran etkileşimleri, siber ve akran zorbalıkları üzerinde yaptığım çalışmalardan biliyorum. Benim bütün hikayem adeta "terzi söküğünü dikemez" noktasına dönüyor. Bunda babanın basiretsizliği başta olmak üzere, Eğitim kurumunun ciddiyetsizliğinin de payı büyük.
Son 5-6 yıldır elimi attığım her işin altından istisnasız çok pis kokular geliyor
Not: Savcılığa yaptığım soruşturma başvurumda internet ve telefon güvenliğiyle ilgili somut kaygılarım yer alıyordu. Evde sürekli değişen yatılı hizmetçilerle ilgili de kaygılarım oldu. Buna rağmen dosya hiçbir soruşturma yapılmadan itirazlarıma rağmen kapatıldı (Savcı Seyit Ahmet Doğru 2019/31360). Cem nihayetinde yetişkinlerin gözetimi ve sorumluluğunda olan bir çocuk. Ona ulaşamadığım sürece siber zorbalık ve saldırılara karşı gerekli güvenlik önlemlerini alamıyorum. Oğlumun farklı cihazlara yüklenmiş olması muhtemel whatssapp'ının, telefonuna kayıtlı e-mail hesabının güvenliğini bile sağlayamıyorum.
BU KADAR DEVAMSIZLIK OLUNCA İNSANIN AKLINA HER ŞEY GELİYOR. OKULUN DUYARSIZLIĞI DA EKLENİNCE" ACABA OĞLUMUN OKULA GİTMEDİĞİ GÜNLERDE ONUN YERİNE BAŞKASI MI GİDİYOR?" DİYE DÜŞÜNMEDEN EDEMİYORUM.