Yalandan ve iftiradan beslenenlerin örgütlülüğü
Adalet sistemi namussuzları haklı çıkarmak, sahtekarlara para kazandırmak, dürüst insanları yargı eliyle itibarsızlaştırıp kriminalize etmek için çalışıyorsa orada haktan hukuktan bahsedilemez. KAZAN/KAZAN FORMÜLÜYLE ÇALIŞAN ÇETELEŞMELER ADLİYE KORİDORLARINA KADAR SIZMIŞ VAZİYETTE. SADECE YARGI, EMNİYET VE İSTİHBARAT BİRİMLERİNDE DEĞİL SAVUNMADA DA PARALEL YAPILANMANIN İZLERİ VAR. KOORDİNE ÇALIŞIYORLAR. Yalandan ve iftiradan beslenenlerin örgütlülüğü çözülmedikçe kurumlardaki yozlaşmanın önüne geçilemez Türkiye gibi muhafazakâr bir ülkede, tek yaşayan bir kadın aleyhinde " kayıt dışı çok yüksek geliri var, farklı bankalarda hesapları var, çok yüksek harcamaları var " iftiralarını mahkeme kayıtlarına kadar geçirmek basite indirgenebilecek bir saldırı biçimi değildir. Hiç kimse - eğer ruh hastası değilse - şahsi çıkarlarına hizmet etmediği sürece bir başkası aleyhinde üretilen yalan ve iftiraları ısrarla savunmaz. Her yöne çekilebilecek ağır itham ve iftiralarda bulunar...